CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, TBMM Genel Kurulu’nda polis intiharlarının araştırılması amacıyla komisyon kurulması için verilen önerge üzerine konuştu. Önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. CHP’li Bakan, “Polisin kendi devletinden umudu yok” dedi.

CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, TBMM Genel Kurulu’nda polis intiharlarının araştırılması amacıyla komisyon kurulması için verilen önerge üzerine konuştu. Önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.

Konuşmasına “Katil kim?” diye sorarak başlayan CHP’li Murat Bakan, daha önce AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in ‘araştırma komisyonunu ortak önergeyle kuralım’ dediğini ancak daha sonra ortak önerge teklifine ‘hayır’ dediklerini hatırlatarak, bu kez de AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta’ya “Gelin, bu sorunun parçası değil, çözümünün parçası olun” dedi.

İntihar eden bir polis memurunun kızını Sedat Peker’e ‘emanet etmesini’ hatırlatan CHP’li Bakan, “Devlet için canını veren, bir emirle ölüme giden, bir üniforması da kefeni olan polisin kendi devletinden umudu yok. Çünkü İçişleri Bakanlarının polisin derdiyle dertlenmediğini polis biliyor. ‘Polislik maaş mesleği değildir’ diyenin de İçişleri Bakanı olduğunu; ‘gönül meselesi’nden polisin intihar ettiğini söyleyenin de İçişleri Bakanı olduğunu biliyor” diye konuştu.

“Katil kim?”

“Katil kim? 23 Haziran 2021’de bu Meclis kürsüden açıkça söyledim: ‘Bu Meclis araştırma önergesini reddederseniz, bundan sonra intihar eden ya da intihara teşebbüs eden her polisin sorumluluğu size aittir.’ Bugün aynı soruyu yeniden soruyorum: Katil kim? Şimdi cevap verin: Bu gençler gencecik yaşında, hayatının baharında neden intihar ediyorlar? Burada bu gençlerin hayatına son vermesinde acaba 2014 tarihli Kamu Denetçiliği raporunu uygulamayanların, Meclis’te verilen onlarca araştırma önergesini reddedenlerin sorumluluğu yok mu? Sorun belli: Amir baskısı, mobbing, ağır çalışma koşulları, psikolojik destek yetersizliği, özlük hakları sorunları. Madem sorun belli, neden birlikte araştırmıyoruz? 21 Mayıs 2024’te bu kürsüden, o gün AK Parti’nin Grup Başkanvekili Özlem Zengin’e seslendim ‘Gelin birlikte araştıralım’ dedim. O da bana cevap verdi, ‘Bu işin bir raconu var, bu işin bir tarzı var; bunun ortak önergeyle yapılması lazım’ dedi. Bizim grup başkanvekillerimiz, AK Parti Grup Başkanvekilleri ve diğer partilerle ortak önerge için görüştü, yanıt yine ‘hayır’. Şimdi buradan Sayın Leyla Şahin Usta’ya sesleniyorum: Gelin, bu sorunun parçası değil, sorunun çözümünün parçası olun. Beraber bir ortak önerge verilmesi gerekiyorsa ortak önerge verelim ya da herkesin önergesini toplayalım ortak bir meclis araştırma komisyonu kuralım.

“Sizi de evlatlarınızı da unutmadık!”

Bakın 2026 yılı 10 polis memuru, bir tane de bekçi hayatına son verdi. Bunlardan biri Hakkâri’de görev yapan bir edebiyat öğretmeni. Benim de hemşerim Mehmet Cengiz. Ailesiyle de görüştüm. Sadece mobbinge uğradığı için, kep takmadı diye memuru il emniyet müdürü, başkomiseri X-Ray’in başında görevlendiriyor, onurunu zedelemek gururunu kırmak için. Onuru zedelendiği için hayatına son veriyor. Babasına sözüm var, ‘Bu işin peşini bırakmayacağım’ diye. Sadece ona değil; Alpaslan Soylu’nun babası Tayyip abiye sözüm var, Mehmet’in babası Bilal abiye sözüm var, Nagehan’ın babasına, Semanur’un babası Osman abiye sözüm var. Evlatlarını unutmadık.

“Polisin kendi devletinden umudu yok!”

Bir diğer polis memuru Emrah… O da hayatına son verdi bundan 10 gün önce. Son paylaşımı şuydu: ‘Kızımın hep yanında olun, ona hep destek olun.’ Sosyal medya paylaşımında birini etiketlemiş. O birisi Efkan Ala değil, Süleyman Soylu değil, Ali Yerlikaya değil, taze İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de değil. Çünkü İçişleri Bakanlarının polisin derdiyle dertlenmediğini polis biliyor. ‘Polislik maaş mesleği değildir’ diyenin de İçişleri Bakanı olduğunu; ‘gönül meselesi’nden polisin intihar ettiğini söyleyenin de İçişleri Bakanı olduğunu biliyor. Kimi etiketlemiş biliyor musunuz? Sedat Peker’i etiketlemiş. Devlet için canını veren, bir emirle ölüme giden, bir üniforması da kefeni olan polisin kendi devletinden umudu yok. İçişleri bakanlarını etiketlemiyor, kimi etiketliyor? Sedat Peker’i etiketliyor. Polis garip, polis çaresiz, polis yalnız, polis kendisini kimsesiz hissediyor. Burada hep beraber yapıcı bir şekilde, herkesin polis intiharlarıyla ilgili yüreğinin titrediğini düşünüyorum, biz bu önergeye ‘evet’ oyu vereceğiz, bakalım iktidar grubu ne yapacak?”

Bu haberi paylaş: